Görüş ve Öneriler

NEREDEN NEREYE…

Damla GÜNDÜZ CANBULAT  

Genel Yayın Yönetmeni

Kimdir?


Mayıs 2018

  0

NEREDEN NEREYE…


Sizlere Kocaeli’nin, İzmit’in, Fethiye caddesinin, yani bu şehirde yaşayanların tabiri ile, “çarşı”nın bugün ki halinden çokça farklı görünen zamanlarında, çocukluğu, gençliği geçmiş birinin gözünden minik notlar aktarmak istedim. Bu kişi elbette benim… 90 kuşağı iyi bilir ki, bu şehir, o dönemler bugün görünen halinden epeyce farklıydı. Şehrin ortasından geçen raylar, tren gelirken kapanan çançanlar, okulunu merkezde okuyanların uğrak yerleri; piknik hamburger, dayıcım, çillim pizza… O dönem, yeni ama bizim için sihirli dünyaları olan internet kafeler, çocuk aklımızla gitmek için hayal kurduğumuz mc donalds… Ve hatırlayanlar kesin vardır, Pavarotti’nin sesi ile suların senkronize olduğu Cumhuriyet parkındaki süs havuzu…

“Bizim zamanımızda” demek istemezdim aslında, çünkü bu tabir, zamanın acımasızca ilerlediğini ortaya çıkarıyor. Fakat o zamanlar, Fethiye caddesinde lise üniformalarımızla haylazlık yaptığımız arkadaş grubu ile şimdilerde çocuklarının okul mevzularını konuşuyor olmam her şeyi ortaya koyuyor zaten…  Bizimki; “küçük şehir, büyük hayaller” cümlesinin karşılığı gibiydi elbette. Okuldan çıktığımızda şimdilerde olduğu gibi yapacak çok fazla aktiviteye sahip değildik, kaldı ki -çarşı- dediğimiz yer de, günümüzdeki gibi kafelerle, mağazalarla dolu sayılmazdı. Yapabileceklerimiz sınırlı da olsa sonuna kadar kullanıp, mutlu olurduk o ayrı... Mesela, o zamanların hafif entellektüel gruplarının takıldığı, şimdilerde annemin arkadaşları ile çay içip sohbet ettiği, Acısu parkı uğrak yerlerimizdendi... Bol paçalı pantolonlar, ağırlıkta siyah kombinler, koyu makyajlar… O yıllarda Acısu parkına gidiyorsanız bunu belli ederdiniz. Cep telefonları çıktı mertlik bozuldu derler ya, okulda derslere çok meyilli olmasak bile, müdavimi olduğumuz bir kütüphanemiz vardı, ve orada saatlerce kitap okuyup kimlik kartımızla eve kitap götürürdük. Şimdilerde, çocuk kütüphanesi olarak hayatına devam eden; “Nazmi Oğuz Halk Kütüphanesi” dersem birileri kesin hatırlayacaktır… İzmit Lisesi gibi çarşının göbeğinde bir lisede okuduğum için şanslı mıydım, yoksa bu bir dezavantaj mıydı bilemiyorum. Çünkü, dışarıda hayat akarken, içeride tarih dersi dinlemek bazen zorluyordu ki zaten bu durumun verdiği heyecanla derslerden kaçmışlığımız çok oldu… Bu yazıyı babam da okur diye ayrıntıya pek girmiyorum. Zaten babamın öğretmenlik yaptığı bir okulda dersten kaçıyor olmam da bir cesaret örneği iken bunu hatırlatmaya gerek yok değil mi… 

Evet Kocaeli çok değişti, çok gelişti şimdilerde her istediğinize ulaşabildiğiniz, daha temiz, daha düzenli bir şehir haline geldi. Fakat öyle ki, bu şehir dünyada yankılanan, kocaman bir deprem felaketi atlattı… Aileler dağıldı, evler, binalar yerle bir oldu, şehir toz duman oldu. Kimisi hayallerini kaybetti, kimi hayatını kaybedenlerin peşinden fazla dayanamadı o da gitti… Büyük acı, büyük yas. Felaket atlattı dedim ama elbette öyle kolay olmadı, hala da kolay değil. O günlerden öncesi çocukluğuma denk geliyor ama tam da bu felaket dönemi, gençliğimin arifesine denk geldi, bu da benim ve benim jenerasyonum için pek iç açıcı değildi. Sonrası, şehrim toparlanma evresine girdi ve benim kuşağımın hikayesi tam da o dönemle birlikte başladı…

O dönemlerden şimdiye çok şey değişti dedim ya, gerçekten de öyle… Şimdilerde demiryolunun yerinde “yürüyüş yolu” var. Önceleri bu oluşum pek sıcak gelmemişti, ne yalan söyleyeyim, demiryolunun eski ama değerli havası gitti gibi gelmişti… Ama sonra, insan kalabalığını toparlayan bir yürüme alanı oluştuğu için bu görüntüye de alıştık ve kabul ettik. Yürüyüş yolu fikrine tam alıştık derken aynı yol üzerine; -siz şöyle biraz öte kayın- dercesine “bisiklet yolu” da entegre edildi. Fakat biz çarşı insanları bunu öyle çok çabuk kabullenememiş olacağız ki, hiçbir bisikletli, onlar için ayrılan alandan henüz rahatça geçebilmiş değil. Yürüyüş yolu; yeni ticari atılımlara da vesile oldu elbette, genç nüfusu bir araya toparlayan, o dönemin standartlarından biraz daha gelişmiş hizmet veren kafeler, yürüyüş yolu etrafında konuşlandı. Eski tekel binasının yerine, insanların oturup nefes alacağı bir park alanı oluşturuldu. Yollar değişti, bahçeler parklar değişti, ağaçlar büyüdü, İzmit yavaş yavaş başkalaştı ve gelişti…

Bu; bir şehrin değişim hikayesinden çok, -bizler de onunla birlikte değiştik mi?- sorusunu arayan bir yazı fikri idi aslında. Çünkü; hatırladığım şeyler, sadece taşın duvarın değişimine dair değil… İnsanlar da onlarla beraber değişip, gelişti mi? Çağa ayak uydurmak adı altında, şehrimizin değişen çehresine ayak uydurduk mu bilemiyorum. Fakat, değişen onca şeye rağmen, sanki manevi konularda ileri gideceğimize geriledik gibi gelmiyor değil. Teknoloji gelişti, onunla beraber yürüdüğümüz yoldan, gittiğimiz mekanlarda aldığımız hizmete kadar her şey değişti… Ama biz bu değişimin iyi olan taraflarını almaktan ziyade, sanki biraz egomuzu okşayan taraflarını mı aldık..? Bu şehirde okuyup büyüyen, bu şehirde gençliğini geçiren ve yine bu şehirde, -bu ne büyük bir cesarettir ki- ticarete atılan ben; bu şehrin insanlarının manevi gelişimi ile ilgili çok olumlu düşünemiyorum. Deyim yerinde ise bizim zamanımızda sanki daha saygılı, daha egosuz, daha samimi bir kültür hakimken, şimdilerde ellerimizde son model telefonlarımızla, yürüyüş yolunda birbirimizi görmezden gelip omuz ata ata, özürsüz, selamsız yürümekteyiz.

Sözün özü diyeceğim o ki; 90’lardan bu yana çok şey yenilendi ve gelişti, iyi yönde değişen şeylerin yanında, kötüye evrilenler de olmadı değil. Her şeye rağmen bugün, küçük, yaşanılası bir şehrimiz var. Vaktiniz olursa, ve pek tabi çarşı trafiğine girmeyi de göze alırsanız, arabanızı uygun bir yere park edin, yürüyüş yolunda sağlı sollu dev çınarların gölgesinde yürüyün, herhangi bir simitçiden sıcak simit alın, tekel parkında soluklanın, yeni Cuma’da bir bardak çay için, tramvay yolundan dikkatli geçin…  Ve son olarak; her şeye rağmen şehrinizi ve şehrinizin insanını sevin…




Yorumlar

  1. Yapılmış herhangi bir yorum bulunmamaktadır..

BİZ KİMİZ?

Kısaca Kocaeli'yi anlama ve daha kaliteli yaşama rehberi diyebiliriz. Gün içerisinde iş hayatında ve sosyal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmaktan tutun, Kocaeli'nin pek bilinmeyen değerlerini, mekanlarını ve kültürünü insanlara tanıtmaya kadar, hatta hafta sonunu burada nasıl keyifle geçirebilirsiniz gibi şehirle alakalı tüyolar veren bir şehir portalı olmayı amaçlıyoruz..

İLETİŞİM