Görüş ve Öneriler

ROTANIZA NOT ALIN; KIBRIS’I MUTLAKA GÖR..!

Buket ESER  

Çok Gezen Mühendis

Kimdir?


Ağustos 2018

  0

ROTANIZA NOT ALIN; KIBRIS’I MUTLAKA GÖR..!

Öncelikle herkese kocaman bir Merhaba! Bir süredir işlerimin yoğunluğundan ne seyahat edebiliyorum, ne de eski gezilerimi kaleme alabiliyordum. Bir fırsat yakalayıp bu yazıyı araya sıkıştırabildim anca. Önümüzde güzel 9 günlük bir bayram tatili bizleri bekliyor. Tabi ki de hiçbir bayramı seyahatsiz geçirmeyen ben bu bayramda da bir “balkan turu” yapacağım dönüşte size uzun uzun anlatırım ;)


Madem bir yerlere kaçamadık o zaman size yaz başı gittiğim Kıbrıs’tan bahsedeyim  Kıbrıs, deniz tatillerinde tercih edebileceğiniz, fiyat kalite endeksine göre sizi hayal kırıklığına uğratmayacak, güzel bir alternatif… Tek dezavantajı Temmuz, Ağustos aylarında çok çok sıcak olması. Şimdi ucuz alkol tüketimi ve kumar gibi günahları size önermeyeceğim ama eğer kumar oynarsanız aklınızda bulunsun kasa her zaman kazanır, ona göre kendinizi kaptırmayın.

Akdeniz’in 3.büyük adası Kıbrıs’ın tarihini özetlersek; 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar yıllarca Venedik, Osmanlı, İngiltere himayesinde kalmış. 1960-74 yıllarında Rum ve Türk ilişkileri savaşın habercisi olmuş. Nitekim 21 Aralık 1963’te başlayan ve 10 gün süren Rum katliamına Kanlı Noel adı verilmiş. 1974’te Türkiye Kıbrıs Harekatını düzenlemiş ve adanın %37’si Türklerin olmuş. Türkiye’den göçmenler teşvik ile getirilmiş. Günümüzde KKTC tanınmıyor ama Güney Kıbrıs AB’ye üye.

Kıbrıs’ı bir tatil yeri gibi değil, bir turist gibi gezersek öncelikli olarak rotamız Girne limanı ve Girne kalesi olmalıdır. Girne’nin o muhteşem limanında günü batımını izlemelisiniz.

Girne kalesi Kıbrıs’ın tarihine dair harika ipuçları veriyor. İçerisinde Lüzinyan dönemine ait zindan amaçlı kullanılmış odalar, Bizans dönemine ait bir kule, o dönemlere ait su sarnıcı ve Batık Gemi Müzesi bulunuyor. 

Hakkıyla gezmek isterseniz, rahat 3-4 saat içerisinde dolaşabilir ve kaleden eşsiz Girne manzarasını fotoğraflayabilirsiniz. Yorulunca kale içersin de ki kafede ev yapımı limonatanızı da yudumlamayı unutmayın.

Girne’nin ara sokakları alışveriş için çok uygun bir sürü bavul satan dükkan görebilirsiniz ve eğer alkollü içecek alacaksanız yine burada ki dükkanlardan almanızı tavsiye ederim duty free ye göre fiyatlar çok daha uygun.

Bir sonraki durağımız Saint Barnabas Manastırı oldu. Bağımsız Ortodoks Kilisesinin kurucularından biri olan Aziz Barnabas'ın ismine yapılan Saint Barnabas Manastırı Kıbrıs yarımadasında yer alan en önemli dini yapılardan biriymiş. Barnabas Kıbrıs’lıymış meğerse. (Sümela’yı rüyasında gören havari) Matta, Markos, Lukas, Yuhanna İncillerinden farklı olarak Barnabas’ın İncilinde İsa, Tanrı’nın oğlu gibi değil, iyi bir insan olarak anlatılıyormuş. Değişik bir mistik havası var manastırın.


Bu sefer Gazimağusa’ya doğru yola çıktık. Gazimağusa bir ortaçağ kenti. Etrafı surlar ile çevirili. Surların içi ise tarihi binalar ve kaleler ile dolu. Genelde kiliseleri camiye dönüştürmüşler. Bunlardan en önemlisi eski "St Nicholas Katedrali" şimdiki adıyla "Lala Mustafa Paşa Camii". Caminin önündeki ağaç Cümbez ağacı imiş ve adadaki en yaşlı ağaçmış. Camiye dönüştürülmeyen kiliseler maalesef ki korunamamış ve tek tük kalıntıları kalmış.

Mağusa'nın İngilizce ismi Famagusta bir çok tabelada ve haritada karşınıza çıkıyor. Mağusa Namık Kemal'in sürgün edildiği yer aynı zamanda. Namık Kemal Zindanı hemen şehir merkezinde.

Maraş, Mağusa'nın bir mahallesi, Maraş, hayatın durduğu yer. Tam bir hayalet şehir. Denizin kenarında terkedilmiş oteller, binalar, dükkanlar… Burası Barış Harekatı esnasında Türkiye tarafından ele geçiriliyor, boşaltılıyor, etrafı tellerle çevriliyor. Bir takım anlaşmalardan ötürü içeriye askeri personelden başka birileri giremiyor. Ve girenler de her şeyin olduğu gibi durduğunu söylüyor, dükkanların tabelaları, vitrinler, evlerin koltuğunda bırakılmış okunmayı bekleyen kitap, küllükte sigara gibi… Maraş eskiden Kıbrıs'ın en canlı turizm merkezi iken şimdi terkedilmiş bir yer. Önündeki eşsiz plajı ile tekrar keşfedilmeyi bekliyor.


Kapalı Maraş…

Ve son olarak Barbarlık Müzesi;

Dışarıdan herhangi bir ev gibi görünen, içine girildiğinde yürekleri yakıp kavuran bir müze. Barbarlık Müzesi iç savaşın başlangıç yıllarında 24 aralık 1963’de Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı Doktoru Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet çocukları Murat, Kutsi Hakan ve ev sahibeleri Feride Gudum’un katledildiği evdir. En sağduyulu insan bile böyle bir şeyin olabildiğine inanmak istemez. Ev içerisinde yer alan kurşun izleri saymakla bitmez, sizleri o ana götürüp soluklarınızı tutarak okuyacağınız hikayeler asılı duvarlarda. Banyoda, küvetin içerisinde ki kan lekelerini görmek hala mümkün. İnsan olanın, insana yapmaması gerekenlerin kanıtı bir nevi müze.


 






Yorumlar

  1. Yapılmış herhangi bir yorum bulunmamaktadır..

BİZ KİMİZ?

Kısaca Kocaeli'yi anlama ve daha kaliteli yaşama rehberi diyebiliriz. Gün içerisinde iş hayatında ve sosyal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmaktan tutun, Kocaeli'nin pek bilinmeyen değerlerini, mekanlarını ve kültürünü insanlara tanıtmaya kadar, hatta hafta sonunu burada nasıl keyifle geçirebilirsiniz gibi şehirle alakalı tüyolar veren bir şehir portalı olmayı amaçlıyoruz..

İLETİŞİM